Yakın bölgede yaşayanların yazları denize girmek için tercih ettikleri yerlerin başında Karasu gelir.
Özellikler hafta sonları Karasu Plajı tam bir panayır yerine dönmektedir.

Karasu’nun tarihi Frigya dönemine kadar uzanır.
Karasu’nun ilk yerleşim birimi Küçük Karasu Köyü’dür. Bu köyün mezarlığı incelendiğinde bir zamanlar nüfusun kalabalık olduğu mezar taşlarının incelenmesinden ise Roma-Bizans sanatını yansıttığı anlaşılmaktadır.

İlçede, MÖ.III.yüzyılda başlayan Bithynia Krallığının egemenliği MÖ.I.yüzyıldaki Roma yönetimine kadar sürmüştür. Bizanslıların Optimation Theması’nın sınırları içerisindeki Sakarya bölgesi zaman zaman Arap istilalarına uğramıştır. XI.yüzyılın sonlarında Selçuklulardan Artuk Bey’in buradaki Bizanslıları yenmesi ile yöre Selçukluların eline geçmişse de 1072’de yeniden Bizanslılar yöreye hakim olmuşlardır. Bunun ardından 1097’de Haçlıların, Danişmentlilerin, Anadolu Selçuklularının ve İznik’te merkezi kurulan Nicaia İmparatorluğunun yönetimine girmiştir. 1322’de Orhan Gazi tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Eski adı İncili olan Karasu, XIX.yüzyıl sonlarında bağımsız İzmit Mutasarrıflığının kandıra kazasına bağlı bir nahiye idi. Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde Karasu’dan; “Bundan 300 sene evvel Karasu Köyü’de kurulmuştur. İzmit Sancağı’nın Kandıra Kazası’na bağlı bir kasabadır. Halkı çoğunlukla kömür taşımacılığı ve balıkçılık yapmaktadır” diye söz etmektedir.

GEZİLECEK GÖRÜLECEK YERLER

KÜÇÜKBOĞAZ
İlçemizin doğusunda yer alan Küçükbboğaz Gölü, şehir merkezinin 5km. Uzağında küçük olmakla beraber dikkat çekici bir set gölüdür. Göl 50 hektar büyüklüğünde olup, olta balıkçılığı ve piknik alanı olarak kullanılan bir mesire yeridir. Gölün Karadeniz’e açılıyor olması ise ayrı bir görsellik katmaktadır. Göl kenarında çamlarla kaplı bir alanda dinlenmek ve piknik yapmak için ideal bir ortam. Gölde kızılkanat, sazan, tatlı su kefali gibi balık türleri mevcuttur.

YENİ MAHALLE
Eskişehir’in Çifteler ilçesi yakınlarından doğan Sakarya ırmağının kolları ile toplam uzunluğu 824 km.dir. Ancak başlangıcında yer alan bazı kaynaklarının kuruduğu göz önüne alınırsa ırmağın uzunluğu 720 km. kabul edilir. Sakarya nehrinin Karadeniz’e döküldüğü yer olan Karasu Yenimahalle’de; yumurtalarını bırakmak üzere denizden nehre giren mersin balıkları nehrin uygun kısımlarında yuva yaparlar. 30 kg ağırlığındaki Mersin Balığı ve Meşhur siyah havyarın üretimi ile meşhurdur. Karasulu balıkçılar tarafından doğal bir liman olarak kullanılmaktadır
Nehrin kenarında çınar ağaçları altında günlük taze balık sunan küçük balıkçı lokantaları mevcuttur

ACARLAR LONGOZU
Türkiye’de ‘yeryüzündeki cennet burası olsa gerek’ dedirtecek kadar güzel Acarlar longozu keşfedilmeyi bekliyor. Nesli tükenmek üzere olan bazı bitkilere ev sahipliği yapan longoz, İnsana ise seyri doyumsuz bir manzara sunuyor. Acarlar longozu deniz, göl, kumul ve orman ekosistemlerini bir arada barındıran dünyanın nadir tabiat köşelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bern Sözleşmesi gereği koruma altında olan 6, küresel ölçekte tehlike altında olan su menekşesi ve göl soğanı gibi 2 bitki türü bulunuyor.
Acarlar longozu (subasar ormanı) güzelliği ile görenleri kendine hayran bırakıyor. Seyri doyumsuz tabiat güzelliklerine sahip olan longoz, dünyadan da ilgi görüyor. Su menekşesi Türkiye’de sadece Acarlar longozunda yetişirken, nilüferlerin su üstündeki muhteşem görüntüsü de hafızalardan silinmiyor. Longoz yabancı ülkelerin dikkatini de çekiyor. Çevre ve Orman İl Müdürlüğü’nün kayıtlarına göre son 2 yılda 73 ülkeden binlerce insan longozu görmek için Acarlar’a geldi.

Karasu ilçesi Müezzinler köyü sınırları içerisinde bulunan longoz, İğneada’yı da geride bırakarak Türkiye’nin en büyük su basar ormanı özelliğini taşıyor. Birinci derecede doğal sit statüsüne sahip Acarlar longozu ve barındırdığı biyolojik çeşitlilik görenleri hayran bırakıyor. 2 bin 517 hektar alana yayılan longoz Çevre İl Müdürlüğü tarafından ‘Yaban Hayatını Koruma ve Geliştirme Sahası’ ilan edildi. Acarlar longozunun bir diğer özelliğinin de göl tabanının geçilmesi zor orman formasyonu ile kapalı olması sebebiyle birçok bitki ve hayvan türünü barındırıyor olması.

MADENDERESİ

Uzunluğu 30 km. olan Maden deresi, Hendek yakınında Çataltepe’ den doğar. Önce Kabalak Deresi adıyla kuzeye akar. Yayla Deresi ile birleştikten sonra Karasu adını alır ve Karasu ilçesinin doğusundan Karadeniz’e dökülür.
Karasu ve Kocaali’ye kadar gelmişken deniz kıyısının sıcağından bunalanları serin bir yere çağırıyoruz. Karasu-Kocaali arasından içeriye doğru girince Cam Dağlarından kaynaklanan Maden Deresi’ne ulaşacaksınız. Derenin sesini dinleyerek, yeşile bezeli bir çevrede yürüyüşler yapmak ve güzel bir kır sofrası kurmak için ideal bir yer.

Çok eskiden burada kurşun, boraks, çinko ve altın madenleri varmış. 1914’de bütün galerileri çökerterek bölgeyi terk etmiş işletmecileri.
Kayın, çınar, ceviz, elbette en çok da fındık ağaçlarıyla donanmış. Ekim-Kasım aylarındaysanız kestane toplayabilirisiniz. Çevrede meyve ve sebze yetiştiriliyor. Bahçesinde çalışan bir üreticiden hemen orada koparılan sebzeler alabilirsiniz.
Otların üzerine bir yaygı serip yanınızda getirdiklerinizle piknik yapmak istemezseniz alabalık tesislerine gidebilirsiniz. Yanınızda getirdiklerinizi burada da yiyebilirsiniz. Ama yörenin tereyağında pişmiş alabalıklarını tavsiye ediyoruz. Ağaçlar altında kiremit damlı ahşap kamelyalarda oturup yiyebilirsiniz. Balık sevmiyorsanız saç kavurma ve salataya buyurun.
Maden Deresi’nde konaklama olanağı yok. Çadırınızı yanınızda getirmediyseniz Karasu’ya gitmeniz gerekir. Güzel bir yemek yiyip, demlikle gelen tavşankanı çayı içtikten sonra bir kilim serip ağaçların altında güzel bir öğlen uykusu çekebilirsiniz. Kuşların ve kurbağaların sesinden başka ses yok. Mevsimine göre yaban çileği, böğürtlen toplayabilirsiniz. Kentlerde büyüyen çocuklarınız için güzel bir değişiklik olur. Paçalarınızı sıvayıp derenin içinde yürüyüş de yapabilirsiniz. Derenin sularından yararlanan bir alabalık çiftliği de kurulmuş. Uğrarsanız hem seyreder hem de balık alabilirsiniz.