Uzun yıllar boyunca doğallığı bozulmamış bir köy olarak kalan belde bugün de aşırı yapılaşmadan uzak. Ama eski yapılardan neredeyse hiçbir şey kalmamış ne yazık ki.

Kimisi şehir merkezinde, kimisi şehir girişinde çok sayıda otel, pansiyon ve lokantalarıyla tam bir tatil beldesi.

Dalyan, adını buradaki doğal kanallar ve bu kanallar üzerinde yüzyıllardır yapılan dalyan balıkçılığından almış. En çok kefal yakalanıyor ve çevredeki lokantalarda başka yerde bulamayacağınız kadar uygun fiyatla yenebiliyor.

Dalyan’dan İstuzu kumsalı, Dalyan ağzı plaj tesislerine ulaştıran yolun son 1 km’sinden plaja inmeyip sola tepelere çıkan yol, Dalyan’ı ayaklar altına seren Radar (Türk Telekom) kulesiyle, Aşı koyuna götürür.
Yolun büyük bölümü asfalttır ve çam ağaçları içinden dolana kıvrıla çıkar dağın doruklarına çıktıkça her dönemeçte Dalyan Deltası bir başka güzel serilir ayaklar altına.

Radara giden yol stabilizedir. Kulenin bulunduğu tepeye çıktığınızda olağanüstü bir manzarayla karşılaşacaksınız. Bir yanınızda, deltası, kanalları, kumsalı ve şehriyle tüm Dalyan, ileride Köyceğiz gölü ve Köyceğiz, daha ötelerde Sandras dağları, batınızda sarp yamaçların denizle buluştuğu koylar, biraz ileride Sarıgerme sahili ve Babaada.

Yola devam edenler, mavi yolculuk teknelerinin çok sevdiği Aşı koyuna ulaşırlar. Piknik yapmak, gözlerden uzak denize girmek için idealdir bu koylar.

Dalyan ya da Marmaris çıkışlı tekne turlarında, Dalaman yönünde Aşı ve Bakardi koyları, Ekincik tarafında ise Ekincik körfezi içindeki koylar, özellikle de Semizce koyu ziyaret edilir.
Ayrıca geceleri Dalyan çıkışlı mehtap turları da yapılır, ayın dolunay olduğu evrelerde.
Dalyan çıkışlılarda kanallarda dolaşılır, sonra İstuzu kumsalına ve denize çıkılır.
Tur müzikli ve eğlencelidir.

TEKNE TURU
Dalyan’da kanal kenarında tekneler sıralanıyor. Kaptanların hepsi çok küçük yaşlarda başlıyorlar bu işe. Doğal kanal onlar için gezilip görülecek bir yer olmaktan çok öteye anlam taşıyor. Adeta hayatın bütün anlamını. Dolmuş usulü veya kiralayarak İstuzu sahili, antik Kaunos kenti ve kaya mezarlarıyla, çamur banyolarına gezi düzenliyorlar. Kanal Köyceğiz gölünden beslenerek denize akıyor.

ÇAMUR BANYOLARI
Dalyan Kanalının karşı kıyısında, Köyceğiz ilçe sınırlarında Çandır ve Sultaniye köylerinin pek çok yerinden kaplıca suyu çıkıyor. Sıcak kükürtlü sular, başta romatizma ve cilt hastalıkları olmak üzere pek çok derde deva. Ama Dalyan merkezine yaklaşık 15 dakika uzaklıkta olan ve tekneyle gidilebilen günübirlik tesislerin de bulunduğu Çamur Banyosu ve kaplıca bir turistik animasyon merkezi olarak gelişti.

Daha çok yabancı turistlerin soyunup çamura bulandıkları ve sonra da hatıra fotoğrafı çektirdikleri Çamur Banyosu her zaman kalabalık ve renkli görüntüler sunuyor. Cilde iyi geldiği söylenen ama sağlığın ötesinde animasyon yönü öne çıkan çamur banyosunu siz de deneyip bu hoş anıyı bir fotoğraf kartında kalıcılaştırabilirsiniz.

Caretta Caretta kaplumbağaları dışında, bu akrabaları kadar popüler olmayan Nil kaplumbağaları da (Trionyx Tringulus) kanalın göle yakın kısımlarında yaşıyorlar.
Yörenin dünyanın pek az yerinde yetişen bir de sığla ağacı (Liquidamber Oriantalist ) var. Marmaris’ten Fethiye’ye uzanan bölgede yetişiyor Sığla ağacı.
Uzun kumsallı denizi de ayrı bir güzellik sergiliyor. Sözün kısası deniz, kumsal, güneş üçlüsüne eşlik eden tarih ve doğa zenginliği ile güzel bir tatil beldesi Dalyan. Yakın çevrede gezilip görülebilecek yerler de çok.

CARETTA CARETTALAR
İstuzu Kumsalının sevimli sakinleri
Boyları 1-1.5 metreyi, ağırlıkları 150 kiloyu bulan bu sevimli hayvanlar, kumsala çıkıp, arka ayaklarını kullanıp çeşitli çukurlar açıyorlar ve en uygununa yumurtalarını bırakıp denize dönüyorlar. Günü dolup da yumurtadan çıkan yavrular içgüdüleriyle ay ışığını pusula alıp denize yöneliyorlar. Ama bu iş çok kolay değil. Kumsalı kat edip denize ulaşmak yavru Carettaların minik adımları ile epeyce zaman alıyor. Güneş doğup ortalık ısınmaya başlayıncaya kadar yolu kat etmeleri gerek. Bunu başaramayanlar sıcağa yeniliyorlar veya alıcı kuşlara yem oluyorlar. Tabii denizde de tehlike bitmiyor. Belli bir büyüklüğe ulaşıncaya kadar balıklara yem oluyorlar. Çok azı büyüyüp dev boyuta ulaşabiliyor. Büyüyüp de yumurtlama dönemine ulaşanları içgüdüleri tekrar dünyaya geldikleri bu sahile çekiyor. Yumurtadan çıktıkları İstuzu sahiline bu kez yumurtlamaya geliyorlar. Yavruların yumurtadan çıkma zamanı gelince kumsalda ışık ya da ateş yakmak yasak, ışık yavruları yanıltıyor, denizi bulamıyorlar.
Yumurtlama zamanı, kumsalda dünyanın dört bir yanından gelen çevreciler kamp kuruyorlar. Yumurtalar koruma altına alınıyor. Yavruların sahile ulaşması için destek de olunuyor zaman zaman.
Sahilde kalıcı hiçbir tesis yapılmasına izin verilmiyor. 10 yıl önce yapımına başlanan bir otel inşaatı Türkiye ve uluslar arası kamuoyundan yükselen tepki nedeniyle durduruldu. Projeye destek olan Alman kredi kuruluşu da baskılar karşısında geri adım attı. Tam tersine bu bölgede doğal yaşamın sürdürülmesi için yürütülecek projelere destek oldu.

İZTUZU SAHİLİ
İstuzu sahili dev kaplumbağalar Caretta Carettalar ile dünyaca ünlendi.
Kumsalın bir ucunda İstuzu Plajı tesisleri, öteki ucunda da Dalyan ağzı Günübirlik Plaj tesisleri yer alıyor. Kumsal kilometrelerce uzanıyor.
İztuzu plajına Dalyan’dan karayoluyla ulaşılıyor. Dalyan’dan çıkan asfalt yol deltayı, Sülüngür kıyısını izleyerek köylerden geçerek iniyor plaja. Plaja yaklaştıkça yükselen yol üzerinde fotoğraf çekmeye uygun açıklıklar oluşuyor. Tüm deltayı ve kumsalı içine alan bir panorama bu.
Dalyan ağzı plajına ise Dalyan’dan kalkan dolmuş tekneler götürüyor.
Caretta caretta türü dev kaplumbağalar, yumurtlamaya İstuzu kumsalına geliyorlar.
Kumsalın gerisinde kalan İstuzu ve Dalyanağzı Plai tesislerinde Kabinler ve soğuk birşeyler içebileceğiniz büfeler var. Şemsiye de kiralanabiliyor. Ancak şemsiyelerin yumurtalara zarar vermemesi için önlem de alınıyor.
İztuzu Dalyan ağzı Plajına Kanaldan da, sürekli sefer yapan motorlarla gidebilirsiniz. Göl suyunu denize bağlayan küçük bir doğal kanal kumsalı boydan boya bölüyor. Denize girip, kumsalda güneşlendikten sonra öbür yanda gölün tatlı suyuyla duş yapabilirsiniz. Hem tuzlu, hem de tatlı suda yüzebilme olanağı büyük keyif veriyor insana.
İztuzu Caretta Caretta’ların ötesinde bir doğa harikası. Bulmaca labirentlerinde gördüğünüz türden müthiş bir görünümü var. Sanki denize uzanan 5400 metrelik bir kumdan ok dolana dolana gidiyor sazlıklar eşliğinde.
Bu arada tekrar hatırlatalım:. Dalyan kanallarında hemen her mevsim boyu 1 metreyi bulan kaplumbağalar görebilirsiniz. Nil Kaplumbağaları olarak bilinen bu türün Caretta Caretta’larla ilgisi yok. Ayakları tırnaklıdır ve balıkla beslenirler.

KAUNAS ANTİK KENTİ
Dalyan’dan tekneyle gelinen ören yeri iskelesinden on dakikalık bir yürüyüşle Kaunos antik kentine ulaşılıyor. Denizden yatla gelenler Delikli Ada çevresinde demirleyip tekneyle iskeleye çıkabiliyorlar.
Kaunos ticari açıdan önemli bir liman kentiydi. Zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybetti.
Tarihin babası Heredot’a göre Kaunoslular Karia’nın yerli halkındandı ama kendilerini Giritli sayıyorlardı. Coğrafyacı Strabon da Kaunos’un tersanesinin ve ağzı kapanabilen bir limanın bulunduğunu yazıyor. Kenti ikiz kız kardeşi ile uygunsuz ilişki kurduğu için sürülen Miletos’un oğlu Kaunos kurmuş. Dalyan’dan da görülebilen kaya mezarları ise MÖ. 4. yy’da yapılmış, daha sonraları Roma döneminde de kullanılmış.
Lykia tipi mezarların içinde ölülerin üzerine yatırıldığı üç taş yatak bulunmaktadır. Cephede iki İon sütunu, sütunların üzerinde firiz ve alınlık görülmektedir. Alınlıkların birinde arslan kabantmaları vardır. Kentin limanı akropolün aşağısındaki Sülüklü Göl’dü. O zaman deniz Kaunos’un akropolüne kadar gelmekteydi.
Perslerin Anadolu’yu bütünüyle ele geçirmesi üzerine kent Mausolos’un yönetimine girdi. MÖ. 334’de İskender’in Persleri yenmesi üzerine
Prenses Ada’nın, sonra Antigonos’un, daha sonraPtolemaios’un yönetimine girdi. Rodos Krallığı, Bergama Kralığı ve Roma egemenlikleri altında kaldı. Limanın dolmasıyla önemini yitirmeye başladı.
Akropol 152 metre yükseklikteki tepeye kurulmuştur. Surların kuzey yönünde olanı orta çağdan kalmadır. Uzun sur limanın kuzey yönünden başlayıp Dalyan Köyü’nün ilerlerindeki sarp kayalığa kadar uzanıyor. Surun kuzey kısmı Mausollos döneminde yapılmıştı. Kuzeybatı yönündekiler Hellenistik dönemdendir. Limana doğru olanlar ise Arkaik Devir’den kalmadır.
Tiyatro Akropol’ün eteğindedir. 33 Oturma sırası bulunmaktadır. Tiyatronun batı yönündeki yapı kalıntılarından biri bazilika tipi kiliseye aittir. Diğerleri Roma Hamamı ve Tapınağa aittir.
Aşağıda tamamlanmayan bir daire biçiminde örülmüş ve yivsiz sütunları bulunan yapının arkasında üç basamakla yükseltilmiş podyum bulunuyor. Burada tapınağın kalıntıları görülüyor. Daire biçimindeki yapının ne olduğu ise bilinemiyor. Eski liman olan Sülüklü Göl’ün kuzeyinde yapılan kazılarda stoa ortaya çıkarıldı. Çevresinde bir çok heykel kaidesi bulundu, ama heykeller bulunamadı. Stoanın yakınındaki çeşme restore edilmiştir.
Surları ve kuleleri bütünüyle görmek için uzunca bir keşif gezisine çıkılması gerekiyor.

SÜLÜKLÜ GÖLÜ – ÇANDIR KÖYÜ
Kaunos antik kenti sonrasında isteyenler tekneyle Kaunos’un şimdi Sülüklü adı verilen göle dönüşen antik limanına ve Çandır köyüne çıkabilirler.
Çandır köyünün iskelesinde gezi tekneleri sıralanır her zaman. İstuzu’na yanaşan yatlara hizmet verir bu tekneler. Alır Dalyan’a ve Çamur banyosuna taşırlar yat müşterilerini.
İskelede kayalara oyulmuş kovuklar çarpacaktır gözünüze. Bunlar, Kaunos’a yük taşımak için antik limana yanaşan gemilere fener görevi gören dev ateşlerin yakıldığı kovuklardır.

Antik Kaunos’un tersanesi olan köy limanından 15 dakika yürüyerek köy meydanına ulaşılıyor. Tepelere çıktıkça da, bütün Dalyan deltasını, İstuzu kumsalını, Kaunos’u kuşbakışı görmek mümkün. Çandır köyü kadınlarının gözlemeleri ve yayık ayranı da bu gezinin ödülü.

İsteyenler ayın ışığıyla oynaşan sulara da bırakabilirler kendilerini